" Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır. "

Ana Sayfa Ergoterapi Askeri Rehabilitasyon Gazilerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Gazilerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Gaziler, sivil meslektaşlarına kıyasla orantısız oranda zihinsel sağlık bozuklukları, madde kullanım bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu ve travmatik beyin hasarı yaşarlar. Travma sonrası stres bozukluğu sadece gazilerle sınırlı değildir, ancak askeri personel travma sonrası stres bozukluğunu neredeyse dört kat fazla tecrübe eder (askeri olmayan erkeklerin %8’i, erkek gazilerin % 36’sı) (3).

Terörizm, kitleler üzerinde en yüksek psikolojik etkiye neden olabilecek şekilde tasarlanmış bir savaş biçimidir. Savaşlara katılmanın psikiyatrik hastalık gelişmesi için risk oluşturduğu belirtilmiştir. Savaşa katılan kişilerde en sık görüler ruhsal hastalığın TSSB olduğu ifade edilmiştir. Erkeklerde en sık travma sonrası stres bozukluğu nedeninin çatışmaya maruziyet olduğu ifade edilmiştir (1).

Askerler açısından travma sonrası stres bozukluğu riskini arttıran faktörler, askerlik öncesi ve sonrasını da kapsayan özelliklere göre değişiklik gösterir. Ailede psikiyatrik bozukluğun varlığı, dağılış aile, çocukluk ve gençlik dönemlerinde ruhsal sorunların olması, çocuklukta tacizler, askerlik döneminde yeterli eğitim ve deneyim sağlamadan silahlı çatışmaya girme, yaralanma, cephede ağır koşullar altında uzun süre bulunma, askerlik sonrası dönemde zorlayıcı yaşam olaylarının varlığı, sosyal destek azlığı önemli risk nedenleri olarak tanımlanmıştır (2).

Yapılan çalışmalarda; saldırılarda fiziksel yaralanma oluşmasının veya kişinin bir yakınının ölümünün travma sonrası stres bozukluğu gelişmesi için risk faktörü olduğu belirtilirken, yaralanmanın kalıcı olmasının önemi vurgulanmaktadır (1). Frank ve arkadaşlarının (2004) bombalama yöntemi ile yapılan terörist saldırıdan 1 ve 3 ay sonra yaptıkları çalışmada travma sonrası stres bozukluğu gelişimi açısından fiziksel yaralanmanın tam olarak iyileşmemesinin bir risk faktörü olduğunu bildirmişlerdir (4).

Terörist saldırılarla ilgili olarak yapılan çalışmalarda patlamaya görsel olarak tanıklık etmenin, patlama nedeniyle bir yakın ya da tanıdık ölümünün travma sonrası stres bozukluğu gelişimi ile ilişkili olduğu bildirilmiştir (4).

Türkiye’de yapılan 92 kişilik bir çalışmada elde edilen bilgilere göre olgulardan %6,5’inin travma sonrası stres bozukluğu tanısına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu oranın diğer ülkelerle kıyaslandığında düşük olmasının sebebinin, ülkemizde askerliğe yüklenen misyon ve görev sırasında yaralanmanın toplum gözündeki değeri, sağlanan sosyal destek, aile bağlarının güçlü olması ile ilgili olduğu öne sürülmüştür.

Travma sonrasında güçlü sosyal destek, savaşan birliğin birbirine bağlılığı birlikte çatıştığı arkadaşlarından ve komutanından memnun olma savaş deneyiminde yaşanan travmanın olumsuz sonuçlarını azaltmaktadır (1).

Amerika’daki gazilerin tıbbi kayıtları “üç hastadan birine en az bir ruh sağlığı bozukluğu tanısı konduğunu, %41’ine ya ruh sağlığı ya da davranışsal uyum bozukluğu teşhisi konulduğunu” ortaya koymaktadır (5). Aynı zamanda yapılan birçok araştırma intihar riskine vurgu yapmaktadır. Leard Mann ve ark. “depresyon, manik-depresif bozukluk, ağır veya aşırı alkollü içki ve alkolle ilişkili problemler” tanısı konan erkek gazilerin artan intihar riski ile anlamlı derecede ilişkisi olduğunu bulmuşlardır (6).

Askerlik stresi, gazilerin alkol, tütün veya uyuşturucu ile ilgili problemleri olma riskini artırmaktadır. Johnson ve ark. gaziler arasında sigara ve alkol tüketiminin askeri olmayan personele göre daha yüksek olduğunu bulmuşlardır (7).

Kaynakça:

1. Keten A, Karagöl A, Keten HS, Avcı E, Karanfil R. Terörle Mücadele Gazilerinde TSSB. Adli Tıp Dergisi 2013; 28(1): 33-40.

2. Özdemir B, Çelik C, Özmenler KN, Özşahin A. Savaş Stres Reaksiyonlarının Tarihsel Gelişim Süreci. TAF Preventive Medicine Bulletin, 2010; 9(1): 63-70.

3. Johnson BS, Boudiab LD, Freundl M, Anthony M, Gmerek GB, Carter J. Enhancing veteran-centered care: a guide for nurses in non-VA setting. Am J Nurs. 2013;113(7):24–39.

4. Eşsizoğlu A, Yaşan A, Bülbül İ, Önal S, Yıldırım EA, Aker T. Bir Terörist Saldırı Sonrasında TSSB Gelişimini Etkileyen Risk Faktörleri. Türk Psikiyatri Dergisi 2009; 20(2): 118-126.

5. National Alliance on Mental Illness (NAMI) Depression and Veterans Fact Sheet. Arlington, VA: National Alliance on Mental Illness; 2009. [Accessed August 20, 2015].

6. LeardMann CA, Powell TM, Smith TC, et al. Risk factors associated with suicide in current and former US military personnel. JAMA. 2013;310(5):496–506.

7. Johnson BS, Boudiab LD, Freundl M, Anthony M, Gmerek GB, Carter J. Enhancing veteran-centered care: a guide for nurses in non-VA setting. Am J Nurs. 2013;113(7):24–39.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

EN POPÜLER YAZILAR

Çocuklarda Nöromotor Gelişim

Nöromotor gelişim sinir ve kas kontrolünün kazanılmasını ifade eder. Nöromotor gelişimin normal olabilmesi için sinir sisteminin ve kas sisteminin normal olması gerekir. Çocuğun nöro-motor...

Özel Öğrenme Güçlüğü (Disleksi) Problemi Olan Çocukların Aileleri İçin Öneriler

Özel öğrenme güçlüğü (disleksi) özel bir uzmanlık gerektirir. Bu yardım öğretmenlerden beklenmemelidir. Gerekli tıbbi ve psikolojik ölçümler yapılmalı, psikoeğitim ve psikiyatrik destek sağlanmalı ve...

Disleksi Nedir?

Disleksi, yaşa uygun zeka seviyesi, eğitim ve çevresel koşullara rağmen, okumayı öğrenme, doğru ve akıcı okuma ve okuduğunu anlamada yaşanan beklenmedik ve hayat boyu...

Dürtüsellik Nedir?

Dürtüsellik, ortama uygun olmayan veya aşırı riskli, yeterince planlanmamış ve genelde istenmeyen sonuçlara yol açan çeşitli davranışları kapsar. Ayrıca, dikkatsizlik sabırsızlık, yenilik arama, risk...

EN SON YORUMLAR